BU YAZI MERLİNİNKAZANİ.COM DAN TEST İÇİN ALINMIŞTIR.
Forza 3’te kaç saat harcadım bilemiyorum. Direksiyonun başına geçince, bir yarış daha bir yarış daha derken akıp giden zamanı değerlendirsem, kim bilir neler yapardım. Lamborghini Reventón, Bugatti Veyron gibi canavarları gerçek hayatımda süremeyeceğim, ama Forza’da sürme imkanı buldum. Turn 10 Studios, bağımlılık yapan Forza 3’ten sonra dördüncü oyunu duyurdu ve arayı çok açmadan piyasaya sürdü.
Rüya otomobillerle yarışlar
Forza 4, aslında üçüncü oyunun daha geliştirilmiş versiyonu olarak gözünüze çarpacaktır, zira genel olarak bana öyle oldu. Dengeli sistemini, fizik motorunu, oynanış mekaniklerini yeni özelliklerle çarpıp, daha sonrasında toplamışlar. Ama bu durum Forza 4’ü genel dinamizmi ile oldukça başarılı kılıyor. Eğer üçüncü oyunu oynadıysanız ve profiliniz duruyorsa güzel bir haber var. Forza 4, önceki yapımdaki durumunuza göre oyun içi para (Credit) ve garaj için yeni araçları hediye edebiliyor.
Oyunun göze çarpan ve çoğu etkinlikte de ön planda tutulan kısmı Autovista özelliğiydi. Autovista’da Jeremy Clarkson’ın muhteşem anlatımıyla araçların içine dışına, en ince noktalarına kadar göz atma imkanımız var. Kaputu kaldırıp canavar motorlara bakabilir, istersek kapıyı açıp aracın içinde neler olduğunu inceleyebiliriz. Buradaki araçlar en ufak noktalarına kadar birebir tasarlanıp, Forza 4 içine aktarılmış. Forza 4, Autovista’da görsel olarak tavan yapıyor. Spor modellerden klasiklere birçok araç var, hatta arada Halo’daki UNSC Warthog bile yer alıyor. Yalnız en başta tüm araçlar açık değil, ancak oyun içinde belirli başlı amaçları yaptıkça, kilitli olanlar açılıyor.
Forza 4’te en dikkat çekici kısmını grafikler oluşturuyor. Hatta çeşitli platformlarda Gran Turismo 5 ile görsel olarak hep bir kıyaslama yapılmıştı. Turn 10 Studios, görsel açıdan oyunu daha da üst seviyeye çıkarmış. Forza 3’te de araçlar detaylıydı, ama dördüncü yapımla birlikte araba modellemeleri çok daha iyi duruyor. Yapılan geliştirmeler kendini belli ediyor. Genel olarak yarış oyunlarında yol ve araçların grafiği ön plandadır, çevre ikinci önemsiz planda kalır. Çünkü aracı durdurup da, mangal yapacak halimiz yok. Yine de oyundaki çevresel tasarımın eskisine göre daha makyajlandığı ve biraz daha iyi hale getirildiği de bir gerçek.
Kokpite girince de görsellik kendini belli ediyor. Forza 3’te kokpitte ayrıntılar kendini belli ediyordu, Forza 4’te daha da enfes olmuş. Ses efektleri ise işte orada bir duraklama yaptım, çünkü her aracın ayrı ayrı motor sesi insanın kulaklarında yankılanıyor. Gaza yüklenip kükreyen motoru ve yankılanmasını oyunu açıp da dinlemeniz lazım. Tek kelimeyle harika olmuş, müzikler yine kaliteli. Fizik efektleri başarılı olan seri, Forza 4’te istikrarını sürdürmüş.
İmaj hiçbir şey, oynanabilirlik her şey
Oynanış açısına ve malum Kinect desteğinden devam edelim. İsterseniz yardımcıları açın daha basite indirgeyin oynanışı, isterseniz kapatın hepsini, hatta zamanı geriye almayı da kapatın öyle deneyin. Eski oyunlardan tecrübeliyseniz, benim gibi yardımcı faktörleri devre dışı bırakıp oynamanızı tavsiye ediyorum. Forza 4 oynanıştaki gerçekçiliğini bu noktada ortaya çıkartıyor. Önden çekişli bir araçla, dört çeker bir aracın virajları dönerken verdiği tepkiler apayrı. Altınızdaki klasik yavaş aracın arkasını savurmasıyla, hızlandıkça yere yapışan spor otomobilin durumu farklı. Bunları oyuna iyi aktarmışlar, oynanış mekaniği aynı başarıyla devam ediyor, ama Forza 2’deki derinliği gene de bulamadım.